0 takipçisi olan bir Instagram hesabını kardeşimle birlikte yönetmeye başladık ve sadece 29 gün içerisinde 3000’den fazla takipçi kazandık. Bunu siz de yapabilirsiniz! Peki nasıl mı?

Birkaç ay önce kardeşimle birlikte, Sağlık ve Fitness sektöründe hizmet veren bir müşterimiz vardı. Hedef kitlemizi göz önünde bulundurduğumuzda ve fitness sektörü ile ilgili estetik beklentileri düşündüğümüzde, müşterimizin trafik elde etmesini sağlamak için elimizdeki en uygun seçeneğin Instagram olduğuna karar verdik. Bu proje üzerine varımızı yoğumuzu verdik ve tüm emeğimiz sonucunda oldukça başarılı olduğumuzu belirtmek hiç de yanlış olmaz. Instagram’da şu an için 400 milyon tane aylık kullanıcı bulunmakta. Bu yüzden marka bilinirliğinizi oluşturmak amacıyla Instagram’da çalışmalar yapmanın mutlaka getirisi olacaktır.

Instagram Kitlenizi Arttırmanın Altın Kuralları

3000’den fazla Instagram takipçisi kazanmamızı sağlayan 13 ipucunu incelemeye başlayalım:

1. Üçüncü taraf araçları kullanın

Instagram pazarlama stratejinize ekleyebileceğiniz birçok faydalı üçüncü şahıs hizmet seçeneği bulmak mümkündür. Zorlayıcı olan bu süreç boyunca size verim ve zaman kazandıracak araçlara göz atmak gerekirse:

Hootsuite

Hootsuite, birçok sosyal medya platformunda paylaşmak istediğiniz içerikleri zamanlamanıza olanak tanıyor. Yani bir içeriğe belirli bir zaman programladığınızda, o zaman geldiğinde Hootsuite sizin adınıza o içeriği paylaşıyor. Hootsuite’nin 30 günlük ücretsiz deneme sürümü mevcut, ancak bu deneme süreci bittikten sonra Pro versiyonuna geçmek için aylık 10 dolar ödemek zorundasınız. Ücretsiz sürümü en fazla 3 tane birbirine bağlanmış hesabı destekliyor ve analitikte alacağınız istatistiksel bilgiler sınırlı ama başlangıç için oldukça uygun bir seçim.

Her hafta boyunca belirlediğim bir gün içerisinde Hootsuite kullanarak gelecek günler boyunca paylaşacağım içerikleri zamanladım. İçeriklerin zamanlamasını hallettikten sonra gerçek zamanlı cevaplar, özel mesajlar ve yorumlar atmaya tamamen odaklanabilirsiniz.

Crowdfire da Hootsuite’e çok benzer özelliklere sahip bir program ve mobil kullanıcı dostu. Mutlaka denemeniz önerilir.

Justunfollow

Justunfollow sayesinde, sizin takip ettiğiniz ama sizi takip etmeyen kişileri görebilir ve bu hesapları tekip etmeyi kolaylıkla bırakabilirsiniz. Özellikle takip etme maratonları sonrasında size çok yardımcı olacak bir program bu. Justunfollow’un freemium modelinde 24 saat içerisinde sadece sınırlı sayıda kişinin takibi bırakılabilir. Minter da aynı Justunfollow’un fonksiyonunu gösteren başka bir program. Bu tip hizmet veren uygulamaları çok fazla sayıda bulabilirsiniz. Tüm seçenekleri test edin, en çok beğendiğiniz programı belirleyin ve onu kullanmaya devam edin.

Wordswag & PicLab

Bu iki hizmet, Instagram’da wordart oluşturmak için gerçekten de harika seçenekler. Ancak ne yazık ki Wordswag sadece iOS kullanıcılarına özel olan bir uygulama. Bir Android kullanıcısı olarak bunu itiraf etmem ne kadar zor olsa da wordart konusuna gelince Android’in Instagram için olan uygulamaları iOS ile karşılaştırıldığında geçrekten de çok kötü. Bulduklarım arasından en iyisi PicLab’dı. Canva.com’da bu amaç için kullanılabilecek başka bir alternatif.

Simply Measured

Simply Measured muhteşem bir uygulama! Simply Measured, bilmeniz gereken her şeyin istatistiksel bilgisini sunan detaylı bir analitik hizmetidir. Takipçilerinizin çoğunlukla hangi ülkelerden olduğunu görebilir ve içeriklerinizi o zaman dilimine uygun olacak bir şekilde paylaşabilirsiniz.

2. Gururunuzu bir kenara bırakın ve takip etme maratonu yapın

Instagram pazarlaması ve diğer platformlardaki sosyal medya marketing alanlarında hızlı büyümek için takip etme maratonları oldukça önemli ve etkili bir stratejidir. Peki takip etme maratonu tam olarak nedir?

Sizin hedeflediğiniz kullanıcı kitlelerinin benzerlerine sahip olan tüm Instagram hesaplarını ziyaret edin ve bu hesapları takip eden her kullanıyı siz de takip etmeye başlayın. Sonra 2-3 gün bekleyin ve karşılıklı olarak sizi takip etmeyen hesapları takip etmeyi bırakın, yukarıda bahsi geçen Justunfollow gibi hizmetler işte bu konuda çok etkili çalışıyor.

Takip etme maratonları ile ilgili herhangi bir problemim yok. Bazı insanlara göre bu tip bir strateji hile yapma ile eşit seviyede ama bana göre akıllıca bir fikir. Asıl sevmediğim şey bu stratejinin hedef kitlenin dışında yer alan hesaplara uygulanması. Eğer spor haberleri paylaşmaya odaklı bir hesap yönetiyorsanız, bu takip etme maratonunu yemek veya yaşam tarzı ile ilgili içeriklere odaklanan hesaplara yapmanız gayet mantıksız, gereksiz ve tam bir zaman kaybı. Ayrıca çok sahteymiş gibi bir izlenim veriyor.

Belirli bir takipçi sayısına ve etkileşim oranına ulaşana kadar bu stratejiyi kullanmaya devam edin. Belirlediğiniz rakamlara ulaştıktan sonra sadece fazla oranda etkileşimde bulunmaya ve yüksek kaliteli içerikler üretmeye odaklanın.

3. Tutarlı olun

Sosyal medya pazarlamasında tutarlı olmak gerçekten de en önemli şeydir. Beğendiğim deyimlerden biri şudur:

“’Bir fili nasıl yersin’ diye sorulduğunda ’her seferinde bir lokma yiyerek’ cevabını vermelisin.” Bu deyimi ilk olarak kim söyledi bilmiyorum ama ailemden çok duyuyorum ve bence bu durum için çok geçerli olan bir söz. Ne sıklıkla içerik paylaşmanız gerektiği değişiklik gösteren bir faktördür. Bu konu hakkında yazılmış olan e-booklar ve makaleler oldukça detaylı bilgi vermeye çalışıyor. En ideal olanı her gün en az bir tane içerik girmektir. Ama en önemli olan kaliteli içerik üretmeye odaklanmanızdır.

Kendinize bir sınır belirleyin ve asla bu sınırın altında kalmayın. Asla sırf içerik paylaşmış olmak için post atmayın. Uzun vadede bunun size yararı değil tam aksine zararı olacaktır.
Simply Measured hizmetini kullanarak takipçilerinizin hangi ülkelerden olduklarını inceleyin ve elde ettiğiniz bilgilere göre içeriklerinizi hangi zaman dilimleri içerisinde paylaşmanız gerektiğini tespit edin. Eğer Amerika’da yaşıyorsanız ve takipçilerinizin yüzde 78’lik gibi bir bölümü Birleşik Krallıkta’ysa içeriklerinizi sabah 10 ve akşam 6’da paylaşmanızın hiçbir mantığı olmaz.

4. Mümkün olan her şeyi temalaştırın

Temalar gerçekten çok kullanışlıdır. Hem size fazlasıyla zaman kazandırır hem de markalaşma için çok etkilidir. Temalar genellikle wordart oluştururken kullanılır ve bu temaları özellikle Instagram’da kamu hesabına sahip olan kişilere fazlasıyla öneriyoruz. Temalarınız hazır olduğu zaman tek yapmanız gereken şey içeriği tamamlamaktır. Bunu yaptıktan sonra içeriği paylaşmaya hazırsınız demektir.

5. Yüksek çözünürlükte kamera veya fotoğraf makinesi kullanın

Çekeceğiniz fotoğrafların kalitesi inanılmaz derecede çok önemlidir. Yüksek çözünürlükte fotoğraf çekme kapasitesine sahip bir kameranız yoksa o zaman ödünç alın. Ödünç alabileceğiniz veya kiralayabileceğiniz fotoğraf makineleri sunan websiteleri mevcuttur ama bunlar biraz fazla bütçe gerektirebilir.

Filtreleme ve foto düzenleme alanlarında yaratıcıysanız akıllı telefonunuzun kamerasını kullanarak idare edebilirsiniz. Ancak eğer bütçeniz elveriyorsa kesinlikle bir fotoğraf makinesine yatırım yapmanız lazım. Instagram’ı uzun vadede kullanmayı planlıyorsanız bir fotoğraf makinesi satın almaya kesinlikle değecektir.

6. Nathan Chan’in kitabını okuyun

İlk 29 gün içerisinde gerçekleştirdiğimiz Instagram stratejilerinin büyük bir kısmını Nathan Chan sayesinde öğrendik. Kendisi Foundr Magazine’nin CEO’su ve çok bilgili bir kişi. Kitabını mutlaka okumalısınız. İşte linki: https://foundrmag.com/free

7. İçeriklerinize farklılık katın

İçeriklerinizi farklılaştırarak takipçilerinizin dikkatini çekin. Habire aynı tipteki içerikleri paylaşmayın. Bu kadar basit. İnsanlar çok çabuk sıkılıyorlar. Takipçilerinizin size ilgi göstermesini istiyorsanız onlara ilgi çekici içerikler sunmalısınız.

İçeriklerinizin kenarına köşesine şakalar serpiştirin. Trendde olan bir hashtag kullanın. Takipçilerinize kendileri hakkında sorular sorun ve alacağınız cevaplara yorumlar yaparak daha fazla kullanıcının yorum yapmasına teşvik edin. İlginç olmanın milyonlarca yolu vardır ama sıkıcı olmanın ise sadece iki yolu vardır: ilgi çekici olmayan içerikler paylaşmak ve/veya tahmin edilebilir olmak.

8. Hashtagleri uygun bir şekilde kullanın

Çok fazla sayıda hashtag kullanmayın. Fazla hashtag kullanımı içeriklerinizin spam olarak görünmesine neden olur. 5 veya 10 tane konu ile ilgili hashtag kullanın. Böylece hem dolan hem de dolmayan yayın akışlarında içeriklerinizin görünülürlüğünü sağlamış olursunuz. Ayrıca hashtaglerinizi yorum olarak atmanız gerektiğini sakın unutmayın, yani hashtagleri içeriğin içerisinde paylaşmayın! Böylece hem hashtaglerin getirdiği trafiği alırsınız hem de içeriğiniz spamlanan hashtaglerden uzak durmuş olur.

9. Tüm içeriklerinizi markalaştırın

“Farklı olmak daha iyi olmaktan daha iyidir.” — Sally Hogshead

Bu söz gerçekten de mükemmel. İçerik paylaşacağınız niş içerisinden kendinize benzersiz bir yer belirleyin. İstediğiniz konu ile ilgili aşırı profesyonel ve sıkıcı şekilde paylaşımlar yapan çok fazla sayıda hesap varsa, sizin hesabınız “bilgi verici ama aynı zamanda da eğlenceli” içeriklerle dolu olsun.

Farklı olun! Farklı olan akılda kalır ve hatırlanır. İnsanlar feedlerini kontrol ederken paylaştığınız bir içeriği gördüğünde ANINDA size ait olduğunu anlamalı. Böylece bir kullanıcı haber akışını hızlıca tararken sizin içeriğinizi gördüğünde durur ve postunuza tıklar.

  • Markanızın logosunu tüm fotoğraflarınıza watermark olarak ekleyin.
  • Bir diğer yandan da içeriklerinizin tanınabilir olmasına önem verin. Yani kullanacağınız word artlar aynı formatta, boyutta, biçimde ve yazı stilinde olmalıdır.
  • Bu ille de belirli sınırlar içerisinde sıkışıp kalacağınız anlamına gelmemeli ama marka bilinirliğini artırmak için paylaşılacak içeriklerin paralel bir yapıya sahip olmalı.

10. Kolay olacağını düşünmeyin

Düşündüğünüzden daha fazla zaman harcayacağınızı unutmayın. Gün boyunca sadece bir saatinizi ayırarak idare etmeye çalışabilirsiniz ama eğer gerçekten farklılığı yakalamak ve dikkat çekmek istiyorsanız günde en az 1.5 veya 2 saatinizi bu işlemlere ayırmalısınız. Ya da bir haftada içerisinde herhangi bir gününüzün tamımını Instagram optimizasyona ayırmanız gerekir.

İçerisinde yaşadığımız her şeyin otomatikleştiği elektronik günümüzde kısa yolları bulmaya çalışırken insanın kendini kaybetmesi olasıdır. Ama bazı zamanlarda ise kısa yol değil de uzun yol alınmalı ve fazlasıyla emek sarfedilmelidir çünkü başarıyı elde etmenin kısa yolunu bulmak mümkün değildir.

11. Flipagram’dan yararlanın

Flipagram çok kullanışlı mükemmel bir hizmettir ve mutlaka kullanmanız gerekir. Flipagram sayesinde ilgi çekici hikayeleri “Instagram dilinde” mümkün olmayan bir şekilde paylaşabilirsiniz. Çektiğiniz fotoğrafları bir hikaye anlatacak şekilde biraraya getirmek için Flipagram’ı kullanabilirsiniz.

12. Tüm içeriklerinize güncellik katın

Güncel olun. Eğer özel bir günse, içeriklerinizi bu özel güne bağlayın. Eğer konunuzla ilgili popülerlik kazanan trend olan bir hashtag varsa, yaratıcılığınızı kullanarak bu hastagı içeriklerinize entegre edin. Kısacası kullanıcılar, markaların mümkün olduğunca insanmış gibi olmalarını istiyor. Birçok marka sanki robotmuş gibi davranır ve bu kimsenin hoşuna gitmez.

13. Fazla sayıda beğeni ve yorum atın

Eğer karşıdan etkileşim bekliyorsanız siz de diğer insanların içerikleri ile etkileşimlerde bulunmalısınız. Etkileşim kurmak için her gün 10-15 kişi belirleyin. Sadece içeriklerine tıklamakla yetinmeyin ama aynı zamanda bu postlara yorumlar da atın. Bu hesapların sahipleri ile yakınlık kurun. Etkileşimlerinizi bir güne yaymayı unutmayın. Eğer tüm etkileşimleri belirli bir zaman dilimi içerisinde yaparsanız sahte ve zorlanmış izlenimini verir.

Sosyal medya maceralarınızda bol şanslar ve başarılar.